Uyu ve Uyan

Nisan 02, 2018


Uyu ve Uyan
Bu farklıydı sanki
Şeytana tapar gibiydi ruhum.
Sanki koskaca karanlıkların
Ve karaltıların.
Sahibiydi nefesim.

Kendime efeydim
Yıkılmaz sanardım.
Koskaca ellerimle
Bu enkazı kaldırırım sandım.
Enkaza döndüm birden.

Acımasızdı gözlerimin kanı,
Işıltılara duyarlıydı gözbebeklerim.
Yağmurun sadeliğine,
Ağaç yapraklarının hışırtısına,
Tav olurdu gönlümün gönülsüz
Açılmış penceresi.

Kalbim zayıfladı
Durdu nefesim.
Bir anlık bu duruşma
Celladımı çağırdı kabrime.
Vurdu kafasına giyotinim.

Papatyalar kaldı ellerimde bu hengamede
Tozlu sayfalara üfledim nefesimi.
Külünü attım üstümden yanmış
Tütün mamülümün.

Üç nefes üfledim ruhuna
Anlayamaz bunu faili meçhul.
Üç nefes boynuna
Günahlarını yazar.

Yanan cehennnem
Cennete çağırır
Arafa boyun eğer kimsesizliğim.
Kimsesiz sokaklarda
Kimliksiz ayak hareketlerim.
Kimeydi yalanlarımızın çaresizliği
Kendine batar hep bu iğnenin ucu.

Sancılanır yaralarım,dikişlerim
Bu bedenin böğürüşü.
Ruhunu sarmış çığlıklar ve
Bir akşam vakti
Dolanır boynuna gereksiz yalanlar.

Sanki fethedecekti kaleni
Bu sonu gelmeyen akınlar.
Sus,sus,sus!
Yakacak içini bu vicdan ve vicdansızlıklar.
Sus,sus,sus!
Kalbini yaracak bu katliam!

Uyu,uyu,uyu!
Uyandıracak seni uykundan.
Kızıl menekşen,siyah papatyan,kanayan yaran,gülmeyen zaman!
Uyu,uyu,uyu!
Uyandıracak seni uykundan.
Bir kıyam,bir ziyan,bin hatan,bin cezan!
Uyu,uyu,uyu!
Uyandıracak seni uykundan.
Çaresizliğine yanacak olan ışıklar.
Uyan!
Yok ki kendinden başka yalan.

06.49




You Might Also Like

0 yorum

Görüntüleme Sayısı

Facebook Sayfası